Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, CHP Lideri Özgür Özel ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “İktidara artık söz söyleme eşiklerini bile geçtik. Şimdi artık iktidara değil, millete konuşuyoruz. Şimdi artık seçimi, sandığı, oyu değil; ondan çok daha aşkın bir şekilde devleti, milleti, cumhuriyeti, her şeyi muhafaza etmeliyiz. O yüzden bu siyasi rekabette; parti rekabeti, parti galibiyeti, partilere karşı galip olmak gibi bir gündemden çok daha mühim sorunlar var” diye konuştu.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Lideri Özgür Özel ile Anahtar Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda bir araya geldi.

Heyetler arası yapılan görüşmenin ardından Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:

“Memleketin kötü yönetildiğini düşünüyoruz. Memleketin bundan çok daha güçlü olabileceği büyük potansiyeline yürüyen, plan yapabilen, hedef koyabilen, hedefe ulaşabilecek yeni bir yönetim maharetiyle buluşmasının; seçmenin iradesine bağlı olarak değişim iradesinin yönetilmesi gerektiğini biz de düşünüyoruz.

Erken seçim, ara seçim diye konuşulan her şeyin aslında merkezinde; memleketin büyük potansiyelinin, yaşadıklarımızdan çok daha fazlasını memlekete yaşatabilme imkânının doğru kullanılamadığına dair bir düşüncemiz var.

TÜRKİYE’NİN SORUNLARI KADERİ DEĞİL!

Biz muhalefet partileriyiz. Muhalefette olanlar için itiraz, ‘daha iyisi mümkündür’e kuruludur. Yani bizim iktidara itirazımız; Türkiye gibi büyük bir ülkenin maruz kaldığı sorunların kader olmadığına, bu sorunları yaşamaya mecbur edilmediğimize ve bu yönetim savrulmasının yerine ne yaptığını bilen, ülkenin büyük potansiyeline yürüyebilen bir siyasetin ülkeyi ayağa kaldıracağına dair inancımızdır.

Etrafımızdaki savaşın, daralan çemberin, dünyanın içine girdiği büyük savrulmanın, kaosun, kural tanımazlığın, keyfiliğin ve denetimsizliğin; Amerika’dan dünyayı huzursuz eden “istediğimi yaparım” hevesinin bedelinin Türk ekonomisine ne olduğunu da istişare ettik.

MİLLETİN KALBİNDE YER BULMADI…

Biz Millet İttifakı’nın masa sürecini, Cumhur İttifakı’nın bu süreci ittifaklarla nasıl yönettiğini dikkatle izledik. Dolayısıyla şöyle bir hassasiyetimiz var: Ne kurulacaksa masaya değil, önce milletin kalbine kurulmalıdır.

Milletin kalbinde şu anda hangi yük varsa o yükün kaldırılması gerekir. Anahtar Parti geçmiş muhasebesini doğru yaptı. Şu an memleketimiz büyük bir yükün altında. Sadece Türkiye’deki siyasi iktidarı kastederek söylemiyorum. Bölgesel yük var. Dünyanın içine düştüğü hukuk tanımazlığın oluşturduğu büyük bir güvenlik yükü var.

İKTİDAR SAVRULMANIN İÇİNDE

Biz artık bir parti olmanın ötesinde; bir memleketi muhafaza etmenin, bir devleti koruyabilmenin, bir cumhuriyeti yaşatabilmenin, 86 milyonluk milleti ayağa kaldırabilmenin mesuliyet hattındayız.

Rekabet edeceğiz ama artık bu rekabeti aşmış durumdayız. İktidarı, rekabet edilebilir bir sınırda görmüyoruz. Bu anlamda iktidar, bizim muhatap bile olmamamız gereken bir savrulmanın içinde.

Dolayısıyla anlıyoruz ki biz; iktidara artık söz söyleme eşiklerini bile geçtik. Şimdi artık iktidara değil, millete konuşuyoruz. Şimdi artık seçimi, sandığı, oyu değil; ondan çok daha aşkın bir şekilde devleti, milleti, cumhuriyeti, her şeyi muhafaza etmeliyiz. Çocuklarımızı muhafaza etmeliyiz.

Bu yüzden neyi koruyacağımızı milletle paylaşacağız. Biz neyi koruyacağız? Biz milletimize diyeceğiz ki: Sizin daha iyi yaşamanız için neyi korumamız gerektiğini biliyoruz. Bunları korumak için ne gerekiyorsa yapacağız.

Bu nedenle siyasi rekabetin çok ötesinde, çok daha mühim sorunlarla karşı karşıyayız.

BİZE GEREKEN GÜÇLÜ KURUMSAL YAPI

Bize güçlü liderlerden çok, güçlü kurumsal yapılar lazımdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, güçlü kurumsal yapısıyla ayağa kalkmalıdır. Devlet, kurumsal yapılarıyla milletin hizmetinde olmalıdır.

Bir kişi gelince abat, bir kişi gidince berbat olduğumuz bu sistemden kurtulmalıyız. Varlığımız burada, şuurumuz burada, emeğimiz ve alın terimiz burada olacaktır. Milletimiz bizi böyle görecektir.

“MİLLET KİME OY VERDİYSE BELEDİYE ONLARA TESLİM EDİLMELİ”

Sayın Özel bir sürecin içinde. Hem tarafı hem öznesi hem de mağduru. Bursa Belediyesi sürecinde de söyledim. Bazı belediyelerin devir tesliminde de söyledim. İktidarı uyarmak zorundayım.

İktidarın sıkça kullandığı bir ifade vardır: “Millet iradesine saygı.” Şimdi bir yargı sürecinin ardından oluşan boşlukları kullanarak, sandıkta kazanamadığınız belediyeleri belediye meclislerindeki çoğunlukla almaya çalışmak millet iradesine saygısızlıktır.

Varlığınızı millet iradesine borçluysanız, millet iradesine hürmetsizlik edemezsiniz. Cumhurbaşkanı, sadece partisinin genel başkanı değil; millete ait bir makamın temsilcisidir.

Biz Sayın Cumhurbaşkanı’nı bu meselede parti genel başkanı gibi değil, cumhurbaşkanı olarak görmek isteriz. Memleketi cepheleştiren değil, birleştiren bir tutum bekleriz.

“Millet kime oy verdiyse belediye onlara teslim edilmelidir” demek, millet iradesine saygının gereğidir. Bugün millet iradesini tanımamak, yarın hesabı sorulacak bir leke olur.

ÖZGÜR ÖZEL’DEN BAŞARI DİLEĞİ

CHP Lideri Özgür Özel ise, “Değerli arkadaşlar, hepinizi saygıyla selamlıyoruz. Bugün Sayın Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi Ankara’da Anahtar Parti Genel Merkezi’nde kendilerini ziyaret etmeyi planlamıştık. Ancak Hüsamettin Cindoruk’un vefatı ve törenin İstanbul’da olması dolayısıyla programımızı burada gerçekleştirdik. Bu vesileyle Anahtar Parti İstanbul İl Başkanlığı’na hayırlı, uğurlu olsun. Teşkilatla tanışma imkânı bulduk. Anahtar Parti’ye Türkiye genelinde olduğu gibi İstanbul’da da başarılar diliyoruz” dedi.

(Anahtar Parti İl Başkanlığı)